İçeriğe atla

On – Uzun değilsiniz ama siz buna değersiniz

Ekim 12, 2009
tags: ,
Geliştirici: SeSar

Soru10: Ceyda GÜVEN,  05.10.09eder
Değerler insanı değersizleştirir mi ?
_______________________________________________________________________

Sayın Ceyda GÜVEN, değerlerinizin değerlendirilme kriterleri asıl problem yaratıcı unsur diyebilmekteyiz. Değerlerimizi toplumsal olgulara göre şekillendirmemiz, bizim sosyal yaşamayı seçmemiz ve öncelikle sosyal yaşayan primatlar başta tüm memeli dostlarımızda görülen bir güdü, yetidir.

Ama bununla beraber bizleri ısrarla soktukları ÖSYM ve MEB tabanlı “toplumsal değerlendirme testleri” ile değerlendirilmemiz hususu pek konuyla alakası olmasa da dem vurulmadan geçilemeyecek bir konu ne yazık ki. Nitekim bu sınavların değerlendirme usulünde sizi şaşırtmak, tökezletmek, sözde dikkatli olmanız hususunda yanıltmak, vb… asıl değerlendirme konseptini oluşturmakta ve kendi değerlerini belirtmektedir diyebiliriz.

Sorunuzda bahsettiğiniz anlamıyla, değer kelimesinin, peşi sıra eder ile eşzamanlı ulaşılabilen etiketleme, etiketlenme pek yabancı gelmeyecek bir denklem sonucu. İnsani değer olgusunu matematiksel olarak da sonuca bağlamamızı sağlayan bir denklem sonucu… Her ne kadar toplumsal bir süreçte ortak değerleri paylaşıyor olsak da bir o kadar mental olarak ayrılabilir olmamızı sağlayan, coğrafyaya yada iklime bağlı yaşama şeklimizin değişiklik göstermesi yaşamsal sürecimizi etkileyen ve sonucunda değerlerimizi de değiştiren bir katalizör. Bu hususta sosyal yaşayan biz insanlar farklı değer yargılarına da sahip olabilmekteyiz. O toplumun sosyal değerlerini baz alarak oluşan dinler toplumun basit birer davranış haritası yada kuralı olmuşlardır. Bu yüzden hiçbir toplumda yaşayış şekli olarak görülmeyen gasp, hırsızlık, zina, hatta yalan gibi fiilleri de dinlerin içeriği içinde görememekteyiz.

Değer hususu toplumu yönetenler yahut yön verenler tarafından devamlı olarak sömürülmüştür. Misal, herkes yağmurda çadırın altında bulunmalıdır, lakin yön verici ortada direk dibinde bulunurken illa ki birileri çadırın dibinde sıkışacaktır. Bu kurgu sonucunda değerlerin çakıştığını ve diğer nesne yada canlılar ile sürtüşmesi, ilişkisi ile yeni değerler yaratılacak olduğu hususuna ulaşabiliriz. Kurguyu genişletirsek yeni yön verici çadırın dibinde bir direk daha diker, ve rüzgarın içeri alınmasına neden olursa başka bir etken daha çakışacak ve değer olgusu iki direğin dibinde de farklı olacaktır. Akabinde “değer kavramının” göreceli oluşu ile eşit değil denk olduğu sonucuna varabiliyoruz.

Bu kadar ön bilgiden sonra sonuca doğru gelirsek sorunuzun cevabı da kişisel değerleriniz hususunda ne yazık ki iki cevaplı olmak zorunluluğu taşıyacaktır. Değerler insanı toplumsal süreçte değerlendirmiş sonucuna ulaşsak da çevresel bir kalıp olarak belli zümrelerin sivrilmesine, mesela ortaçağda dini değerlerin, bilimin savaş stratejileri ve silah dışında gelişmesinin önünü kesmesine vesile olduğu hatırlamalıyız. Bu sadece basit bir örnektir ama ulaşılan nokta ile değerlerin insani gelişimde önemli bir tema olduğu fakat toplumsal etmenler dışında kişinin birey olduğu hususunu da unutmamak gerektiği kanısındayım.

Biz de sizi değerlendirirken önce insan diyerek fazla üzerinize gitmemeye özen göstersek de üç kuruş keyfiniz kalmasın diyerek iki dakikada da satıp bir sonraki soruya geçmeye çalışmakta da zaman kaybetmeme çabası içerisindeyiz.
Değerim, değersin, değer diyerek saçmalamamıza müsaade ettiğiniz için çok paşasınız Ceyda GÜVEN.
Kalın sağlık değerleriyle…

Yorum yok

Yorum yapın

Note: You can use basic XHTML in your comments.

Yorum beslemesine RSS ile abone olun