Ondört – Biz eskiden su içerdik testiden
Soru14: rapunzel , 12.10.09
bilgisayar ve internet gercekten de asosyal yapiyormuu?
_______________________________________________________________________
Sayın rapunzel, siz kulede saç uzatıp sosyalleşmeyi beklerseniz oksijenin asosyal yapıp yapmadığını sorma noktasına kadar gelirsiniz, uyarmadı demeyin. Yok, “ben kuleden ineli asırlar oldu dünyadan haberiniz yok sanırım sizin” derseniz, bu süreçte dünyayla beraber ben de interneti keşif turunda olduğumdan dolayı gayet asosyal olmuşumdur, gerçekle, ki masal kahramanın ne kadar gerçek olduğu konusuna değinmek lazım şimdi ama değinmeyeceğim, bağlarımı koparmışımdır ve böylece ilk cümlede de size sorunuzun cevabını vermiş bulunmuşumdur; yani, evet yapıyor.
Karmaşık düşünmeyelim. 10 sene öncesine kadar olan hayatınızla şimdiki hayatınızı karşılaştırdığınızda bile cevabın gerçekten evet olduğunu anlayabilirsiniz. Eskiden, cep telefonları da henüz yaygınlaşmadan önce, başka bir yerde yaşayan bir arkadaşınızla bir şey paylaşmak istediğinizde tek yol ev telefonuyla numarayı tıkır tıkır çevirmek, aradığınız kişinin beraber yaşadığı ailesinden veya ev ahalisinden herhangi birinin telefonu açma olasılığıyla telefon açmak, telefonu cevaplayana ayıp olmasın diye hal hatır sormak, ister istemez 3. kişilerle sosyalleşmek zorunda kalmak ve sonunda arkadaşımızı istemekti. Bir de fotoğrafımızı göndermek için, ele kâğıt kalem alıp fıtır fıtır adres de yazardık. Ne kadar zor değil mi? Düşünmesi bile yordu beni… Psikolojinin az biraz derinlerine de inersek, ulaşılmaz olan kişiye verdiğimiz değer artar ve onunla yüz yüze görüşebilmek için yapmayacağımız şey kalmaz, km.lerce yok gitmek gibi… Bu kadar kasıp yaptığınız bir şeyin ardından 2 dakika konuşup sonra susmazdınız herhalde, saçınız uzun ama aklınız kısa değildir sanırım, siz de öyle yapardınız, saatlerce süren konuşmalar yapardınız. Çok nostaljik oldum, çocuklarınıza da okutursunuz bu yazıyı, bakın hayat eskiden nasıldı diye. Neyse efendim, şimdi ne yapıyoruz, MSN’den, Facebook’tan her gün ne yediğini, hangi saat tuvalete gittiğini, ne zaman uyuduğunu, sevgilisiyle ne zaman ayrıldığını, hangi şarkıları dilediğini bildiğimiz bir arkadaşımızı arayıp ne yapıyorsun diye sormuyoruz doğal olarak. Özlersek de açıyoruz kamerayı 5-10 dakika, sonra herkes kendi hayatına, kendi ekranına devam ediyor.
Bir de internetin bağımlılık yapma boyutu var. Zaten bağımlılıktan bahsediyorsak, insanın bağımlılığını olgulardan ve insanlardan daha ön sıraya koyduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz. Yine aynı noktaya geliyoruz velhasıl.
Size bilgisayarın ve internetin beynin hangi bölgelerini aktif ve pasif ettiğini anlatıp bilimsel bir açıklamada bulunacaktık ancak nitel olarak da, mantıksal çerçevede, gayet net bir sonuca ulaştığımız kanısına varmış bulunuyoruz. Gördüğünüz gibi, o kadar zor bir cevabı yokmuş. Azıcık beyin jimnastiği ile bilim olmadan da çözülebilecek konular vardır, korkmayın, beyninizi kullanın, kullandıkça gelişiyor zaten kendileri. Yok “ben bu cevaptan tatmin olmadım derseniz”, size Modern Beynin Evrimi (Gary Small, Gigi Vorgan, ISBN: 9789754688115) kitabını okumanızı tavsiye edebiliriz.
Sağlıcakla kalın, saçlarınız kestirip satın, çok iyi para veriyorlar







































































































