Onbeş – Maymunoğlu mehmet efendigillerdeniz
Soru15: m*n(hr) , 15.10.09
yumurtlayan memeli(ornitorenk) ve keseli memelilerin (kanguru, koala) avustralya kıtasında olması, memelilerin avustralya kıtasından yayıldığını göstermez mi?
_______________________________________________________________________
Dünyada 4,5×103 memeli türü ve 6×106 insan varken, özellikle bu tüylü dostlarımıza olan ilginizi anlayamamakla beraber, “mantıksız soru değil, mantıksız cevap vardır” atasözünü vurgulayarak ve ayrıca bu sorunuzdan dolayı, evrim teorisine inandığınızı varsayarak, öncelikle yüce Marvin adına sizi kutsuyoruz ve saygıyla selamlıyoruz.
İlk olarak katılımcılarımızı kısaca bir tanıyalım. Ornitorenk (Ornithorhynchus anatinus) veya platipus, Türkçemizde “gagalı memeli” olarak isimlendirilip işin içinden çıkılan, bir yarı-deniz memelisidir. Ancak Şekil.1’de de görüldüğü üzere, Türkçe isminde olduğu gibi basit bir yapısı yoktur, gaganın yanı sıra perdeli ayakları, samur gibi kuyruğu, ayı gibi postu vardır ve evet, bir de yumurtlayan bir yavrucaktır. Yavrucak diyorum, çünkü hep küçük görülmüş, karaktersiz, ne olduğu belirsiz bir canlı olarak aşağılanmıştır. Hatta Winston Churchill, 1943’te Avustralya başbakanından, kendisini eğlendirmesi için canlı bir ornitorenk göndermesini istemiştir.

Şekil 1. Ornitorenk
Bazı kişilere göre ise evrimin bir şakasıdır. Bize sorarsanız, Sayın Kavun Kâhya’nın var olmadığını savunduğu ara geçiş formlarından biridir. Ara geçiş formunun ne demek olduğunu merak ediyorsanız Şekil 2.’yi inceleyebilirsiniz. Sayın Karun Kâhya’nın denizyıldızının balığa evrilemeyeceğini, evrilirken oluşması beklenen ara geçiş formlarının fosillerine rastlanmadığını anlattığı eserinden yola çıkarak sorarız, peki, doktor bu ne?

Şekil 2. Balığa çıkan denizyıldızı.
Ornitorenk, kanguru ve koala ile beraber Avustralya kıtasının sembollerindendir. Avustralya kıtasında yaşayan memeliler sadece keseli memeliler ve yumurtlayan memelilerdir, yani memelilerin bir alt sınıfı olan plasentalı memeliler (insanlar, maymunlar, vs.) bu kıtada doğal olarak bulunmamaktadır. Bu kısmı aklınızda tutunuz, bu konuya döneceğiz.
Kanguru (Macropodidae), keseli memelilerdendir. Kanguruların da insan gözüyle ornitorenkten pek bir farkı yoktur, Kaptan Cook 1770 yılında kanguru için şöyle demiştir, “Rengi biraz fareye benziyor, boyutları ise tam olarak tazı kadar… Başta kurt ya da vahşi köpek sandım ama yürüyüşü ya da koşması kepçe kulaklı tavşana ya da geyiğe benziyordu, çünkü tıpkı onlar gibi sıçrıyordu”. Onlara sorsak bizim için ne derlerdi acaba. “Çıplak, cıbıl cıbıllar, köse olabilirler, memesi büyük olanların poposu da büyük oluyor, duruşları yarı sürikat yarı maymun” gibi bir şey olurdu sanırım…
Koala (Phascolarctos cinereus) da, kangurular gibi keseli memelilerdendir. Biz onlara 20 saat uyuyan tembel yaratıklar deriz. Okaliptüs gibi besin değeri düşük bir bitkiyle beslenen bir canlının uyumaktan başka bir çaresi yoktur herhalde, bir de oransal olarak memeliler arasında en küçük beyne sahip olduklarını da düşünürsek, üstlerine gitmenin pek bir anlamı olduğunu sanmıyoruz.
Dostlarımızı tanıdıktan sonra şimdi sorunuzun cevabına gelebiliriz. Jura devrinde, yani bundan 160 milyon yıl kadar önce, gerçek memeli hayvanlar yaşıyormuş efendim ve 100 milyon yıl kadar önce de keseliler evresine geçmişler. Bu çağda kıtaların tek bir parça olduğu düşünülüyor. Büyük toprak parçaları birbirinden ayrılmaya başlayınca ilk ayrılan kıta Avustralya kıtası olmuş. Bu kıta beraberinde ilkel keseli memeli hayvanların bir kısmını da götürmüş. 100 milyon yıl kadar bu keseli memeliler Avustralya’da kendi başlarına kalmışlar ve çeşit türlü keseli memeli türemiş. Bu arada, diğer kıtalarda eteneli (plasentalı) memeliler gelişmiş. Ancak, Güney Amerika da, diğer kıtalardan uzun süre ayrı kalmış olduğundan dolayı, orada da değişik keseli memeliler türemiştir.
Avustralya’da ilkel denebilecek memeliler yaşamaya devam ederken, yukarıda da bahsettiğimiz üzere, plasentalı memeliler oluşmamıştır ve diğer memeliler dünyaya Avustralya’dan yayılmamıştır. Avustralya ile hiçbir kan bağımız yoktur, öyle gagalı, uzun kuyruklu, küçük beyinli memelilerle de… Varsa yoksa maymun diyoruz…
Nitekim formların serüvenine ve hangi canlının nerede var olup, nereye gittiğine, daha çok fosil kayıtları ile karar verebilmekteyiz de zaten. Hal böyleyken ilkel memeli türleri hep Avustralya’da diye böyle bir çıkarım yapabilmeniz bizi hayretlere bin kere daha düşürmedi değil. Akabinde yaşadığımız bu sendroma da has*k(tir) ismini vermiş bulunmaktayız.
Sayın adını sesli telaffuz edemediğimiz meraklımız, siz oradan kendinize bir talip buldunuz ve soy araştırması yapıyorsunuz gibi geliyor bize, içiniz rahat olsun kardeş, akraba olamazsınız.
Mutluluklar diler, bize fotoğraf göndermenizi dileriz.
































































































cvp yok:D