İçeriğe atla

Yirmidört – Nükleer başlıklı kız

Aralık 1, 2009

Soru24: Tanяı DéiLim Ama Tapannaя Faя, 28.10.09

NüqLeer eNerji coqh tehLiqheLi 0Ldhuu biLiNdii haLde NedeN haLen üLqeMizdede quLLaNiLMaya urashilioo

_______________________________________________________________________

Sayın Tanяı DéiLim Ama Tapannaя Faя, kurallarımız içersinde “Türkçe dışında bir dilde soru kabul etmiyoruz” şeklinde bir belirtme olmasına rağmen ısrarlı davranışınızı aslında kınıyoruz. Normal şartlar da sorunuzu ve akabinde cevabını vermeye yeltenmeyecek de olsak bu sefer sizin cehaletinizi kapatma uğraşı içinde bunu es geçeceğiz muhterem okur-yazamaz.

Öncelikle sizin kapasitenizdeki okur-yazamazların ne dediğini  diğer okurlarımızın da anlaması maksadıyla sorunuzu Türkçe yapalım:

Nükleer enerjinin çok tehlikeli olduğu bilindiği halde, neden hala ülkemizde de kullanılmaya uğraşılıyor?

Çok da zor değilmiş değil mi Tanяı DéiLim Ama Tapannaя Faя? Bundan sonra size kısaca TaDeLle diyeceğiz.

Soruya, daha doğrusu soru sorma şeklinize takılmamaya çalışarak size kısa ve öz şekilde cevap verme niyetindeyim.

Öncelikle, nükleer enerjinin ne olduğunu sanıyorsunuz ve tehlikesinin n’olduğunu düşünüyorsunuz diye sizinle diyalog halinde olmak isterdim ama sorunuza tekrar bir göz gezdirince sizinle muhatap olmaya bile cüret edemeyeceğimde karar kıldım.

Ben size kısaca nükleer enerjinin sizin ufkunuzdaki gibi uzay yolu işi olmadığını anlatayım başlangıcında. Fisyonu biliyorsunuzdur, en azından duymuşsunuzdur hani. Atom bombalarında da kullanıldığı üzere, atomun çekirdeğinin daha kararlı ana dönüşmesi için parçalanmasına fisyon deniyor. Bu reaksiyon dahilinde yüksek ısı oluşuyor. Şimdi şöyle ki sizin sandığınız üzere biz çekirdekten oluşan gama ışının zırtından pul yapmıyoruz TaDeLle kardeş. Yüksek oluşan ısı enerji üretiminde çok sık kullandığımız türbin mantığı ile işliyor sonrasında. Su buharlaşıyor, yüksek sıcaklıktaki buhar türbini döndürüyor, o da elektrik enerjisini üretiyor. Çok basit, hatta fazla ilkel diyebileceğimiz bir süreç hala.

Bir süreç örneği olarak da U238 çekirdeğini alalım. Reaksiyon sırasında nötron bombardımanına tabi tutulan çekirdek kararsızlaşır, B142 ve Kr91 atomlarına dönüşür, 3 nötron salar, yüksek düzeyde gamma ışını ve ısı  tepkime sonucunda ortaya çıkar. Burada çıkan enerji o kadar muazzamdır ki megatonlarca kömürün yahut çok daha yüksek miktarlarda gazın yanmasına eş değer bir enerjidir. Sizin göstermiş olduğunuz reaksiyon ise “enerjiden korunma kanuna” örnek teşkil edebilir ancak.

Haa, şimdi siz ama o buhar da sonra radyoaktif olmadı mı diye şakıyabilirsiniz pekala. Bakınız sayın TaDeLle, nükleer santrallerin su kenarına ki burada ya deniz ya ırmak kenarı yada ikisi birden olması meseledir aslen, içerdeki sıcak su buharı yalıtılmış durumdadır ve dışarıdaki soğuk su ile soğutulmaktadır. Bu yüzden nice denizaltılar ve uçak gemileri nükleer güç kullanırlar. Hiç sızıntı yahut tehlike duydunuz mu siz kuzum?

Bunun dışında 1962’den beri Türkiye’de Çekmece’de de araştırma amaçlı bir nükleer reaktör bulunmaktadır: >>>. Hem Türkiye’de olması açısından hem de araştırma amaçlı olması açısından yüklenilen bir reaktör olması bence sorunuza da yeterli cevap olabilir. Herkesin örnek gösterebildiği Çernobil kötü bir örnek olması yanında bilim adamlarınca bir sınamaya tabi tutulduğundan patladığı bilinen bir gerçektir. Ayrıca bir uçağın düşmesi diğer uçakların güvenilirliği sarsmaz, aksine neden sonuç ilişkisi ile aynı hatanın tekrarlanmamasına ön ayak olunur. İnsanların bildiğinin aksine teknoloji 60’lardan kalmış değildir. Bu mantık ile dört zamanlı motoru hala arabalarda kullanmamız mantığıyla 100 seneden yaşlı bir teknoloji kullandığımız mantığı güdülebilir.

Bugün Greenpeace bile baraj ile ekolojik sistemin zarar gördüğünü, bu yüzden ve termik santraller yerine nükleer santralin daha uygun bir sistem olduğunu dillendir. Nükleer santral atığı konusuna da gelirsek, bugün, havanın soğuması sonucu yakılan sobalar ile içimize çektiğimiz kömür artığı inan daha zararlıdır. Çünkü depolanması Türkiye Atom Enerjisi kurumu tarafından denetlenir ve radyasyon güvenliği tüzüğü altında kontrol altında tutulur. Ama senin bayram eden ciğerlerin kömürden kat be kat zaten zehirlenmiş durumda şu haliyle de. Yapılacak santral elin köylü emmisine emanet bırakılmaz; büyük olasılık bir üniversitenin atom mühendisliği bölümü bile santralin çevresinde inşa edilebilir, Çekmece örneğinde olduğu gibi.

Ülkemiz de gelişmekte olan bir ülke olduğu için enerji açlığını nükleer enerji ile doyurmaya çalışması çok şaşılacak bir durum değildir. Eğer ki karşı durulması gerekecek bir durum varsa dünyada 2-3 cente mal olan enerjinin 21,5 cent gibi fahiş fiyatla satılmasının teklif edilmesidir. Asıl tehlike enerji üretiminde rantsal enerji paylaşımıdır bu mantıkla.

Daha da uzatmanın çok manası yok en başta kısa kesme konusundaki hassasiyetimi kaybettirmeyiniz bizlere. Nükleer hareketlerden ziyade nükleik asit ile sizin bilime atılmanız ise en rasyonel doğru olacaktır kanımca TaDeLle. Nükleere kasacağınız vaktinizi gelişigüzel klavyeye basmayarak pekala takviye edebilirsiniz sayın duygusal boncuğumuz.

Güç sizinle olsun.

Bir Yorum leave one →
  1. Aralık 8, 2009 10:00 am

    gereksiz

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

Gravatar
WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 42 other followers