Ellisekiz – Cehenneme giden yol mürşit şerriyle döşenmiştir
Soru 58: cemilkoç, 15.01.10
mürşidi olmayanın mürşidi şeytan mı?
_______________________________________________________________________
Sayın cemilkoç, peki buna cevap verin: ‘fıstığı olmayanın katığı şirden mi?
Sizin sorunuzu cevaplamadan önce ilkokul da matematikte öğrendiğimiz bir tabiri hatırlıyoruz: Elmalar ve armutlar toplanmaz.
Sizi derin bilgilendirmeden önce gerçekten mürşit kelimesinin anlamını biliyor musunuz bir sınayın isterseniz:
mürşit, -di Ar. murşid
a. 1. Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz: Hayatta en hakiki mürşit ilimdir -Atatürk. 2. esk. Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi.
Gördüğünüz gibi mürşit kelimesi aslen size yön gösteren demektir. Bu nedenle de Atatürk, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” demiştir.
Farkettiyseniz kelimenin iki anlamı olması, daha doğrusu iki manada kullanılması, dolayısıyla basiretsiz bir sonuca da ulaştırıyor sizi, eğer ki cümleyi şeyh manasındaki “Mürşit” olarak alırsanız.
İnsanların kapasiteleri değişken de olsa bir zeka, akılları vardır sayın cemilkoç. Tabi bazıları kullanmamayı seçebiliyor o ayrı. Ama herkes, işine geldiği anlamıyla değil, doğruyla yanlışı pekala bilir. Keza “yanlışın” basit açıklaması, kendine yapılması uygun olmayan davranış olarak açıklanabilir.
Tabu olan davranışlar dışında toplumların çoğu doğru yanlışları aynıdır. Hırsızlık, sahtekarlık, yalancılık, tecavüz, vb… hiçbir toplumda uygun görülmez. Belli doğru ve yanlışları öğrenmek için bir yaşa kadar mürşidiniz veliniz, biraz daha büyüyünce öğretmeniniz olur, sonrasında ise mantığınız daimi kılavuzunuzdur. Belli bir yaşa gelene kadar öğrendiklerinizi tuğla misali üst üste koyup mantığınızı eğitirsiniz. Tabi ki üstüne tuğla koyup, okuyup öğrenmeye devam etmeniz esas olandır.
Şeyh manasındaki mürşit olarak yorumlarsanız bu sorunuzdaki cümleyi, tarikatların mürit devşirmek adına bir ruhban sınıf oluşturduklarına da kanaat getirebilirsiniz. “Allah ile kul arasına kimse giremez” deyip, ardından cemaatlerinin hoca efendilerini kılavuz gösteren bir olgu size mantıklı gelebiliyor mu mesela? Başta, toplumların ortak yanlış olguları içinde saydığımız sahtekarlık tabirine ne derece uygun olduğunu görürsünüz biraz irdeleyince. “Şeyhi dinleyelim de şeytan musallat olmasın” diyecek kadar saf salak olan bu müminler de bu şeyhlerin müridi oluyorlar. Ve de “hoca efendim, şeytana uydum…” diye başlayan cümleler sarfediyorlar. Zaten yoldan çıktıysan, suçlayabilecek de soyut bir inanç dayanağın varsa, ver gitsin, salla tutsun şeytanı suçla sonucunda, değil mi?
İnsanlar düşünebilir, yaptığı davranışların neye varacağını kestirebilir, empati kurabilirler. Bir de şeytanlık gelmesin aklıma diye bir şeyhe ihtiyaç duyuyorsa bir insan, doğruyu biliyor ama işine gelmiyor demektir. Toplumdan bir insanın ki şeyh olarak adlandırıyor kendisini, ortak fikir olarak uygun olmayan bir davranış şeklinizde, size tövbe etmenizi söylemesi sizin ihtiyacınız mıdır? Nitekim, siz şeytana uydum diyene kadar yaptığınız yanlışı düzeltemez yada terkedemez miydiniz aslen? Kısaca, görünen köy kılavuz da istemez sayın cemilkoç.
Sonuç olarak; şeytan, kötülüğü, yanlışı simgeleyen bir olgudur sayın cemilkoç ve doğrusu da soyuttur. Yanlışı yapan da kötülüğü eden de insanın ta kendisidir.
Ve ayrıca hatırlayınız, kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz. Sizin de bir kargaya ihtiyacınız var mı? Bırakın bunları, aklınız selim olsun, kendi kararlarınızı verebilin.
Bırakın da bunları size yön göstereniniz kitaplar, bilim olsun.
Bizim baştaki sorduğumuz soruya gelirsek; fıstığımız yok diye aç kalacak değiliz, ekmeğimiz olsun da, biz şir de yeriz. Nasıl ki kılavuzumuz yok diye doğruyla yanlışı ayıramayacak altyapımızdan noksan değilsek…
Size iyi ekmek doğramalar sayın cemilkoç.

* Selçuk Erdem
































































































hayatta en hakiki mürşit, turşucu huşit !!!
huduni olmayan udini alıp gitsin bence de…
ayrıca o konuda tartışırız, nitekim hayatta en hakiki mürşit kilimdir.
sirlarini ve sevgini verdiginden oturu mudur? sesar..