İçeriğe atla

Altmışdört – Dilli düdük

Şubat 10, 2010
Geliştirici: SeSar

Soru 64: vlkn,  25.01.10

neden “bişey” yerine “bişiy” demeyi tercih ediyolar?

tek sebebi daha kolay söylenmesimi?

bunun dublajlarla bi ilgisi varmı?

_______________________________________________________________________

Peki sayın vlkn, neden “ediyorlar” yerine “ediyolar” ve neden soru eki mi, mı’yı ayırmıyorlar? Bunun nedeni acaba ne olabilir bunu da bize, siz söylersiniz sanıyoruz?..

Bakınız sevgili vlkn, genel olarak diller belli bir yazım ve okunuş kurallarına sahip de olsalar, halk arasında ister istemez farklı, kaynaşma, yutulma gibi durumlara maruz kalırlar. Son zamanlarda da bu mevzu bahis tersine de dönmüş durumdadır. Yani konuştuğu gibi yazılmaya başlanmıştır.

Ama şunu biliniz ki bu zamanla oluşan bir kullanım şeklidir. Biz ya da başka herhangi bir millet, kendi konuştuğu dili bundan 300 sene önce konuşsa büyük ihtimal yadırganırdı. Misal, 80 seneyi geçmiş Atatürk’ün Söylev’ini (Nutuk) okumuş, ya da en azından karıştırmışsınızdır içeriğini. Kullanılan dil ile şu an kullandığınız dilin aynı olduğuna rağmen çoğu kelimenin yerine başka bir söz ile doldurduğunuz gerçeğini farketmiyor değilsiniz herhalde.

Nitekim, eğer ki diller zaman içerisinde değişmiyor olsalardı, dil aileleri diye bir olgu da olamazdı; bize yakın Türkçe’yi konuşan Azerileri pekala anlıyor olabilirdik örnekle.

Şu an size pekala normali gibi gelen bir çok kelime zaman içinde yutulma, kaynaşma, çekilme gibi durumlara maruz kalmış olabilir. Mesela, kaynana dediğimiz kelime esasen kayın ana(ya da anne) kelimelerinden türemiştir (kayın, hısım demektir esasen, yani burada eşin annesi denmek istenmektedir). Bununla beraber, ağabey, gazete, ne haber, merhaba gibi kelimeler de zaman içinde kullanım şekline bağlı olarak ses yutulmasına maruz kalmıştır. Biz henüz yazım şeklinde bir değişikliğe gitmemişiz ama… Bir de kaynana örneğine benzer hastane, postane gibi yazım şekli değişenler de vardır.

Linguistik kurallar da zira dillerin aslen yazıldığı gibi okunmadığını, kullanılan sesleri  temsil eden harfler ve bunlara yüklenen anlamlı ses yapıları bulunduğu çıkarımına ulaşır. Yani, bu harfler, seslerden farklı seslere referans yapılarak konuşulan dilin yazılmasını sağlamaktadır.

Kısaca, “sana bir şey söyleyeyim mi?” şeklinde yazılan bir cümlenin “sana bişi sölim mi?” diye telaffuz edilmesi şaşırtıcı değildir (gene de dikkatinizi bilinçli olarak soru cümlesi seçmemize ayırmanızı ve mi’nin ayrı yazıldığına vermenizi isteriz). Zaten yukarda da bahsettiğimiz üzere, aslı öyle de olmasa iddia ‘Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dildir’ şeklindedir. Ama kimse tersini söylememektedir.

Dublaj kısmı konusunda örnekle muhtemel olması esas olsa da pekala olabilir. Biliyorsunuz ki dublaj esnasında, ağız şekline göre cümlenin anlamını değiştirecek şekilde çeviri yapıldığı bilinen bir vakadır. Bu yüzden orijinal dilinde, düzgün altyazılı filmleri izlemenizi tavsiye edebiliriz BirSoruSor ailesi olarak.

Sonuç olarak, dilin kemiği yoktur ve söz uçar yazı kalır diyerek yazdıklarımıza dikkat etmenizin dilin korunumu için daha mühim olduğunu hatırlatırız.

Haa, bir de usturuplu soru soramamanız bizde “dinime küfreden bari müslüman olsa” çıkarımına neden olmuyor değil hani. Soru sormanın adabı hele hele lisan ile alakalıysa daha da dikkat çekmekte. Yermenin de sonuncunda yeri gelmişken söyliyelim; zaten o “bişey” de değil “bir şey” olacak sayın vlkn…

Size şiveyle karışık eyi günler dileriz.

3 Yorum leave one →
  1. vlkn permalink
    Şubat 13, 2010 5:35 am

    bahsettiğiniz kurallardan haberim var tabi ceav için teşekkürler :) bu söylelndiğinde kulağımı tırmalayan ve nedenini bilmiyorum ama son zamanlarda dikkatimi çeken bi kelimeydi kurcaladığınız için teşekkür edrim tekrar :)

  2. aymila permalink
    Şubat 13, 2010 6:35 pm

    süpper bir site

  3. aymila permalink
    Şubat 13, 2010 6:56 pm

    süpper

Yorum yapın

Note: You can use basic XHTML in your comments.

Yorum beslemesine RSS ile abone olun