Altmışdokuz – Zaman Kökü
Soru 69: CounterClockWise, 29.12.09
Zaman nedir?
_______________________________________________________________________
Sevgili CounterClockWise,
Bunca zamandır sorunuzun üstünden biraz zaman geçmesini bekleyerek zamanın ne olduğunu yaşayarak, deneyimleyerek öğrenmeye ve size daha yaşanmışlık kokan bir cevap hazırlamaya çalıştık. 65 günlük ruhsal zaman yolculuğumuzun ardından siz de kendi içinizde cevabın ne olduğunu artık bulmuş olmalısınız, ancak diğer BirSoruSor okuyucularımızın meraklarını gidermek adına bizim de söyleyeceklerimiz var diyoruz ve başlıyoruz.
Öncelikle kelime anlamına bir bakalım, TDK “Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit” olarak tanımlamış zamanı. Tabii ki istediğiniz yanıtın bu olmadığının farkındayız. Zaman kavramı, tarih boyunca felsefenin ilgi alanlarından biri olmasının yanı sıra matematik ve bilimsel araştırmaların da önemli malzemelerinden biridir. Ancak sizin de bildiğiniz üzere duyu organlarımız tarafından art arda gelen birtakım olaylar neticesinde hissedilen, tarifi son derece güç olan bir tür algıdır. Zamanın akışını, etrafımızda gözlemlediğimiz hareket değişikliklerini birbirlerine kıyaslayarak anlarız. Örneğin; güneşin doğuşu ve batışı, kömürün yanması ve kül olması, bir nesnenin yere düşmesi ve kırılması…

Şekil 1. Her ne zaman olursa...
Sebep-sonuç ilişkileri çerçevesinde meydana gelen tüm bu olaylar, çevremizde gözlemlediğimiz tüm bu hareketlilik bize zamanın geçtiğine dair bir izlenim verir. Ama zamanı ölçmek için kullandığımız kavramlar, çok değişkendir. Yarım saat dediğimiz süre, eğer sıkıcı bir bekleme içindeysek, saatler kadar uzun gelebilir. Aynı yarım saati, çok eğlenceli ve bitmesini istemediğimiz bir durumda, üç-beş dakika kadar kısa bir süre gibi algılarız. Yani aslında zaman algısı, bizim için farklı hızlarda akabilmektedir. Zamanın akış hızı hakkında bir fikre sahip olmamıza neden olan etken ise, zaman için kullandığımız referanslardır. Güneş doğar ve batar ve ertesi gün tekrar doğduğunda bir gün geçti deriz. Bu olay 30-31 kez tekrarlandığında bu kez 1 ay geçti deriz; ama sorulduğunda bu bir ayla ilgili fazla detay hatırlamadığımızı, geçen zamanın sanki sadece bir an gibi olduğunu düşündüğümüzü itiraf ederiz. Eğer gündüz geceyi, gece gündüzü takip etmese ve elimizde zamanın geçtiğini gösterir bir saatimiz olmasa, belki de geçen zamanın ne kadar olduğuna, bir günün ne zaman başlayıp ne zaman biteceğine dair doğru bir tahminde bulunmamız mümkün olmayacaktı. Bu açıdan zaman, bizim için belirli referanslar olmaksızın, ne hızla aktığı konusunda kesin bir yargıya varamayacağımız bir algıdan ibarettir. Ama önemli olan bu referansların değişmez ve sabit olmamasıdır. Bu gerçek bizi Genel Görecelik Kuramı’na götürür.
Einstein’ın Görecelik teorisi, hıza ve konuma göre uzayda farklı zaman dilimleri olduğunu göstermiştir. Bu teoriye göre, zaman mutlak ve değişmez değildir. Zaman, her cismin hızına ve konumuna (çekim merkezine olan uzaklığına) göre hızlı veya yavaş geçmektedir.
Einstein’a göre bir sistem hızlandıkça o sistem üzerinde zaman yavaşlamaktadır. Işık hızına yakın bir hızla hareket eden bir aracın içinde zaman daha ağır akar. Her türlü organik, biyolojik ve anatomik yapı daha ağırdan işlemeye başlar. Atom düzeyindeki tüm hareketler yavaşlar. Zamanın hıza göre olan bu değişimini, uzayda hareket eden bir araçtaki gözlemci, yani bir astronot anlayamaz. Çünkü onun da her türlü hücre fonksiyonu, dolaşım ve solunum sistemi daha ağır işleyecektir. Dünyada bildiğimiz 3 saatlik bir zaman geçtiğinde uzay kapsülü içindeki adam için sadece 3 dakika geçmiştir.
Görecelik Kuramı olarak bilinen bu teoriyi açıklamak için kullanılan bir diğer örnek ikizler paradoksudur. Bu örnekte aynı yaşlardaki ikizlerden biri dünyada kalırken, diğeri ışık hızına yakın bir hızda uzay yolcuğuna çıkar.Geri döndüğünde ikiz kardeşini kendisinden çok daha yaşlı bulacaktır. Bunun nedeni uzayda seyahat eden kardeş için zamanın daha yavaş akmasıdır.
Güneş yüzeyine çok yakın bulunan bir astronotun saati dünyadaki saatlere göre daha yavaş işler. Çünkü Güneş dünyaya kıyasla daha büyük kütlelidir.Bu kurama göre hız arttıkça zaman kısalmakta, sıkışmakta; daha ağır, daha yavaş işleyerek sanki durma noktasına yaklaşmaktadır.
Ayrıca Einstein, bir cismin sadece hızının değil, konumunun da zamanı etkilediğini ispatlamıştır. Buna göre, büyük cisimlere yaklaştıkça zaman yavaşlamaktadır. Örneğin, Güneş yüzeyine çok yakın bulunan bir astronotun saati dünyadaki saatlere göre daha yavaş işler. Çünkü Güneş dünyaya kıyasla daha büyük kütlelidir.
Zamanın göreceli oluşu, saatlerin yavaşlaması veya hızlanmasından mekanik bir zembereğin ağır işlemesinden değil; tüm sistemin atom altı seviyesindeki parçacıklara kadar farklı hızlarda çalışmasından ileri gelir. Başka bir deyişle zamanın kısalması içinde bulunan kişi için ağır çekim bir filmde rol almaya benzemez. Zamanın kısaldığı böyle bir ortamda insan vücudundaki kalp atışları, hücre bölünmesi, beyin faaliyetleri dünyaya göre daha ağır işlemektedir. Kişi zamanın yavaşlamasını hiç farketmeden günlük yaşamını sürdürür.
Zamanı bu kadar çok dert eden bir tek siz varsınız diye düşünüyoruz sevgili CounterClockWise. Bırakın canım artık bu kadar düşünmeyi, ne güzel bahar gelmiş çıkın açık havada gezin, hücrelerinize oksijen depolayın, hayatın zamanın tadını çıkarın ve bu arada tabii bizi unutmayın. Ama yok ben daha da kurcalamak istiyorum bu konuyu diyorsanız size bu konuyla oldukça ilgilenen bir kişinin sitesini ziyaret etmenizi tavsiye edebiliriz: Zaman Kavramı
Dolu dolu bir yaşam dileriz.








































































































Zamanı anlayabilmek için ciddi derecede fizik bilmek gerektiğini düşünüyorum. Siz anlatmışsınız bir miktar ama yüzeysel kalıyor elbette…
Sayın Onur, fizik bilmek gerektiği konusunda haklısınız, ama fizik bilmekten de öte bunlar herkesin kolaylıkla anlayabileceği konular değil, biz de bu soruyu bildiğimiz, anladığımız kadarıyla anlaşılabilir bir dille cevapladık. Soruyu soran cevaptan tatmin olmuş gibi görünüyor, yine de sizin de eklemek istediğiniz bir şeyler varsa bekleriz
biz ciddiyetsiz seviyede fizik bildiğimizden lakayıt oluyoruz konuyla sn. onur
ayrıca, zamanla ilgili bir kaç yayın verebiliriz eğer ki ihtiyacınız bu yöndeyse hani
Zaman aslında bizim hafızamız mıdır? Hafızamız olmasa zamanda mı olmaz dı? Ya da zaman aslında ne zaman başladı?
Off çok kafam karıştı..