Yetmişyedi – Kazı Kazan
Soru 77: SnR, 08.01.10
güzel ülkemin nadide körfezi olan edremit körfezin de çoğumuzun bildiği gibi sarıkız efsanesi diye bir efsane vardır… malum şimdi efsane deki karakterleri 4 ana başlık altında toplarsak;
bir- malumunuz sarıkız ; iki- sarıkızın babası (hacca gidiyor kendileri), üç- sarıkızın kazları, dört – köyün ve/veya mahallenin sarıkız ın iffetine göz dikmiş abaza(n) gençleri… efsanenin sonunda sarıkız a ve babasına ne olduğu anlatılıyor. sorum şu ki sarıkızın kazlarına ne oldu acaba ?
_______________________________________________________________________
Sayın SnR,
Sarıkız efsanesini okuyup da kazlara merak saldığınıza göre “ne kadar da ayrıntılara önem veriyor belli ki çok akıllı bir insan hayvanlara karşı da çok duyarlı ayrıca” diye düşüneceğimizi sanıyorsanız baştan söyleyelim yanıldınız. İnsan beyninin sınırlarını zorlayacak bunca enteresan ayrıntıyla dolu dünyamızda sizin merakınızı celp eden şeyin Sarıkız’ın kazları olması, bırakın takdir etmeyi hakkınızda kafamızda soru işareti bile oluşturmadı değil hani. Neyse ki biz her soruyu cevaplayabilen bir ekibiz de, hemen bu soru işaretlerini mantıklı cevaplarla buluşturup; sizin sorunuzun cevabına geçebildik.
Bu sorunuzla beraber kazlarla aranızdaki duygusal bağı merak etmedik değil hani, aradan bunca zaman geçmiş ne yapacaksınız kazlara n’olduğunu dersek çok mu kabalık etmiş oluruz? Ayrıca daha önceki yazılarımızdan birinde (soru 62) sayın sulfurin de bu kazların akıbetini merak ettiğimizi belirtmişti, ama belikli ciddiye alınmamış (ayıpladık bilesiniz). Neyse biz sonuca ulaşılamayacak bu konu hakkında elimizden geleni yapalım en azından;
Homeros İliada(İlyada)’sında “Bol pınarlı, vahşi hayvanların anası” olarak İda Dağı’ndan (bilinen adı ile Kaz Dağları) sık sık bahsediyor. Efsaneye göre Hera, Afrodit ve Athena’nın katıldıkları, Truva Savaşı’na yol açan o meşhur güzellik yarışması burada yapılmış ve yarışma sonucunda yakışıklı Paris, elindeki altın elmayı en güzel olarak seçtiği Afrodit’e vermiş, ayrıca Zeus burada doğmuş, tanrılar Truva Savaşı’nı buradan izlemiş ve Afrodit ilk kez burada aşık olmuştur. Hâlâ Kazdağı’nda her yıl ağustos ayı içinde Geleneksel Kazdağı Güzellik Yarışması düzenleniyor.

Şekil 1. Sarıkız'ı simgeleyen bir anıt Akçay'da bulunmaktadır, neden orada olduğu bilinmemektedir...
Öncelikle karakterleri 4 ana başlık altında toplamışsınız iyi güzel, kıza ve babaya ne olduğunu bildiğinizi söylemişsiniz ki bu baba hacdan dönüyor,sonrasını biliyor musunuz? Hadi diyelim ki biliyorsunuz… Peki abaza(n) delikanlılardan haberiniz var mı? Onlara ne olduğunu bilir misiniz?.. Aman siz sakın yormayın kendinizi ben söyleyeyim taş oldular taşşşş, ermişin iffetine göz dikmek de ne demek…
Şimdi sizin bildiğiniz üzere bu kızcağızın da başına ne geldiyse işte burada gelmiştir. Bu kısa bilgiyi de verdikten sonra tanrıları kızdırmamak şartıyla sorunuzun cevabına geçebiliriz sanıyorum;
Öncelikle sorunuzun ana teması olan “kaz”ın Türk Kültüründeki yeri ve önemi üzerinde duralım. Türk kültüründe kaz ve kuğu kutluluk, beylik sembolüdür. Kaz, Tahtacı Türkmenleri arasında da önemli bir mevkiye sahiptir. Kutsal olduğuna inanılan bir hayvandır. Çember veya üçgen içinde çapraz iki kazayağı işlenir. Bu her Türkmen’in iş elbisesinin yakasına ve omuzlarına yakın bir yere dikilir.
Efsanenin bu Türkmen iş elbiseleriyle alakası yok tabi, efsanemize göre, Edremit’in Güre Köyü’nde Sarıkız adında çok güzel, iyi yürekli yardım sever bir kız yaşarmış. Fakat onu çekemeyenlerin iftiraları sonucu, babası tutmuş Sarıkız’ı, 5-10 kazla birlikte İda Dağı’na bırakmış (ki kazların sayılarının sürekli arttığı söylenir). Uzun bir zaman geçtikten sonra baba, kızını görmeye gelmiş ve dağda abdest almak için kızından su istemiş. Sarıkız, dağın tepesinden elini körfeze uzatarak tasını doldurunca da kızının erdiğini anlamış. Fakat sırrı anlaşılınca Sarıkız oracıkta can vermiş. Buna çok üzülen babası da İda Dağı’nın başka bir tepesinde ölmüş. Bu rivayete göre olaydan sonra İda Dağı, Kaz Dağı; dağın doruğu Sarıkız Tepesi; kızın babasının öldüğü yer de Baba Dağı diye anılmaya başlamış. Bu ermişlik durumu henüz ortaya çıkmadan önce bir ara köy halkından şikayet gelir. Sarıkız’ın kazları bir gün havalanarak Bayramiç Ovasına inip, yaz mahsulüne zarar vermiştir. Sarıkız bu olayı öğrenir öğrenmez eteğine doldurduğu taşlarla yaklaşık 1 km çapında bir avlu çevirir. Bundan sonra kazlar bu avludan dışarı çıkmazlar (burası da Kaz Avlusu olur). Buradan anlayacağımız üzere kazlar bu avludan çıkamamış ve bir süre sonra da burada can vermişlerdir. Ee tabi ermişin kazları ortalıkta kurda kuşa yem olacak değil (en azından bu kadarını da düşünebileceğinizi umuyoruz). Sarıkız Tepesindeki Kaz Avlusu batıya doğru takip edildiğinde mermer kırıntıları görülür. Halk bunların Sarıkız’ın kazlarına ait yemler olduğuna inanır.

Şekil 2. Sarıkız'ın isminin kaldığı tepe: Sarıkız Tepesi
Ermiş kişilerin özellikleri arasında kendi ölüm anını kestirme dilediği anda ölme, vahşî ya da ehli hayvanları koruma; onlarla konuşup anlaşma, zaman, yer, madde yasalarının kurulu düzenini bozma, yer değiştirmeden istediği yere ulaşabilme kolun istediğince uzayabilmesi de yer almaktadır. Bahsettiğimiz bu özellikler Sarıkız’ın gösterdiği kerametler arasında bulunmaktadır.
Aa, bu arada tabi Sarıkız’a iftira atan ve buna inanan köylüler de nasiplerini almışlardır hikayenin bir varyantında. Sarıkız’ın babası, kızının iftiraya uğradığını anlayınca hem üzülmüş hem de kızmış ve “Güre’nin kızları kovuk, suları soğuk olsun”, Kavurmacılar için de “biri iki olmasın” demiş. Pikin Güreliler ise “Allah’a şükürler olsun, kızlarımız hiçbir yerden kovulmadı ama sularımız buz gibi” demişlerdir. Sarıkız’ın babasının Kavurmacılar için dileğinin yerine geldiğine inanılıyor. Beş yüz hanelik Kavurmacılardan bugün beş hane kalmış.
Sarıkız’ın da Edremit için “Bundan böyle kazları yağlı, kızları sevdalı olsun” diye ilendiğine de inanılır. Oh, gelsin yağlı yağlı kazlar, çok ve bir çok kaloriler.
Amma velakin sonuca da bağlamak adına şu kadarını söylemek mümkündür ki, köyün avratını ırgatından ayıramayan abaza(n) gençlerin mekruhtur diyerek kazlara musallat olmadığını varsayarak kazların Sarıkız’dan ve babasından daha uzun yaşamış ve bu netice ile İda Dağı’na da isim babalığı yaptıklarını tasavvuf edebilirsiniz.
Bence siz de bırakın kazların akıbetini araştırmayı da gelin bizim tavsiyemize uyup her yıl 22-24 Ağustos tarihleri arasında Kavurmacılar Köyü’nde yapılan anma günlerine katılın, güzel bir ziyafet çekin ve bu hikayenin de bir epope, bir efsane olup bu vesileyle de anlatmakla sayılmayacak kadar varyantının olduğunu bildirelim. Belki de bir kısmında kızlıktan gözü körelmiş abaza(n) gençlerimiz kazlara bile musallat omuşlardır, kim bilir.:D
Sonuç olarak sayın SnR;
Gökten Kaz Dağlarına bu kez üç elma düşmüş,
biri Sarıkıza, biri babasına, biri de Elmasbahçe durağına.
Sefamız olsun.
***
Evlenmek isteyen kızlarımız için Yazar Notu: Sarıkız Tepesinin kuzey tarafında, yaklaşık 200 m civarında yer alan kız pınarı, suyu bol bir pınardır. Evlenmek isteyen kızların bu pınarın suyu ile yıkandığı, elini yıkadığı ya da suyunu içtiği takdirde amacına ulaştığına inanılır. Bizden söylemesi
Bu Nota Paralel Editör Notu: Girişimci kişiliğimizle buraya ulaşamayan evlenme hayaliyle yanıp tutuşan kızlarımız için Kız Pınarı Şişe Suyu firmamızı en kısa zamanda hayata geçireceğiz.







































































































