İçeriğe atla

Seksen – Bir yastıkta bocalamak

Nisan 27, 2010

Soru 80: senem,  06.02.10

neden günümüz gençleri karşılarına çıkan ilk insanla evleneceklermiş gibi triplere giriyorlar? bizim de sevgililerimiz oldu ama tutup da 16-17 yaşında evlilik hayalleri kurmadık, gönlümüzü eğlendirdik, günü geldiğinde de güzel güzel arkalarından bir bardak su döktük. bugün gençlere bakıyorum hemen parmaklara söz yüzükleri takılıveriyor. neden bu “sen benimsin”cilik gittikçe artıyor?

_______________________________________________________________________

Sayın senem hanım,

Kusura bakmayın ama “hadi canım oradan yahu” diyerek başlıyorum. Yani, hani sevgilileri olmuşmuş da ama evlilik hayalleri kurmamışmış da, vs… tabi bizde inandık zaten buna… Zira ne derece içinize oturan bir durum olduğu da soru sorma gereği duymanızdan belli olmuyor misal, ah sayın senem ah…

Anlaşılan şu ki siz hafiften evde kalmışsınız ve belli ki aynı hayallerle yanıp tutuştuğunuz geçmişinizin arkasından su dökmekten ziyade üstüne bir de bir bardak soğuk su içmişsiniz. Görünen o ki bu durum biraz kıskançlığa neden olmuş doğal olarak, ama durun madem bize sığındınız bizler de şimdi sizi rahatlatacağız, bu kez soğuk suyu yüreğinize serpeceğiz ;)

Şimdi aslen şöyle bir durum var; söylediğiniz gibi günümüz gençlerinin derdi aslında evlenmek değil de birlikte olabilme fikri. Takdir edersiniz ki aynı evde yaşama düşüncesi zevkli, heyecanlı, ateşli geliyor gençlere; pek de haksız sayılmazlar tabi bir de hormonların tavan yapmışlığı durumu tevatür iken. Bu yüzdendir ki o yüzüğü taktıklarında bu sürecin hızlanacağını, en kısa zamanda hayallerine kavuşacaklarını (yada hayal kırıklıklarına) düşünüyorlar. Mamafih bilmezler ki iki gönül bir olunca samanlık seyran olmuyor öyle. Olayın içine girmeden karşıdan bakınca oyun gibi geliyor bu durum onlara.

Şekil 1. Gençlerin evliliğe bakışı merkez odaklı denilebilir

Şekil 1. Gençlerin evliliğe bakışı merkez odaklı denilebilir

Aslen gerçek şu ki eğer Türk toplumunda evlenmeden kolayca birlikte yaşayabilselerdi emin olun ki uzun süre evlilik fikri bile akıllarından geçmezdi. Öte taraftan, ortalıkta bunca kendine uygun bir eş-sevgili bulamamış (evde kalmış demek istemedik lakin) insan varken n’apsın gençler, “hemen yüzüğü takayım da sahibi olduğu belli olsun” şeklinde düşünüyorlar. Gözleme dayalı olarak şunu şahsen söyleyebilirim ki özellikle de mahalle delikanlıları bu konuda çok aceleciler. Peki bu bir çözüm mü? Tabi ki “hayır değil”, nitekim yapan yine yapacağını yapıyor işte nihayetinde değil mi?

Şekil 2. Evlilik görev paylaşımıdır. (Son satır:"veya karınıza verin")

Şekil 2. Evlilik görev paylaşımıdır. (Son satır:"... --veya-- KARINIZA VERİN/ Bu Onun Görevi")

Bir de tabi insanların her geçen gün bencilleştiği bir toplumda yaşıyoruz, “sen benimsin” menşeli bencilliğin artması normal bir yerde. Bir de buna tuz biber eken örf, adet ve şark ahlakı dizilerin tavan yaptığı durumu da katalım hamura. Ve aslen bu basit konuyu derin bir mevzu haline getirip neden, niçinler üstünde çok kafa patlatmaya daha da gerek yok kanımca…

Yine de eğitime katkımız olsun dedik ve evlenmek kısaca ne demekmiş, okusunlar da kendilerine bir gelsinler gençlerimiz dedik:

Aslında Evlilik…

  • Akrabalarınızın ikiye katlanması ve bayramlarda uğramadığınız  için veryansın eden kişilerin artması
  • Pin kodunuzu,  msn, facebook, e-posta olmak üzere bütün şifrelerinizin eşiniz tarafından da bilinmesi
  • Msn mail olmak üzere bütün mail şifrelerinizin karınız-kocanız tarafından bilinmesi
  • Kararlarınızı onaylatacağınız bir merci oluşması.
  • Gereksiz kıskançlıklara katlanmak
  • Artık asla kendinize ait bir yorganınızın olmaması, yazın yatağın soğuk köşesinin kalmaması
  • Attığınız her adımın size illa ki dırdır olarak geri dönmesi
  • Sizin değil, onun sevdiği yemekleri yemeniz, TV programlarını izlemeniz, vb…
  • Eve istediğiniz saatte döndüğünüz ve hatta dönmediğiniz günleri özlemle anmanız
  • Aslında teslim olmak suretiyle esir olmak

vs…

…demektir.

Gördünüz işte sayın senem hanım, olayın esası öyle pek de özenilecek bir şey değil aslında evlilik. Üzmeyin siz de artık kendinizi boş verin. Zaten 16, 17 yaşında ki gençleri kıskanmaktan çok daha mühim işleriniz vardır illaki.

Eğlenmelik değil evlenmelik bir insan olarak algılanmanız dileğiyle…

*Serkan Altuniğne

*Serkan Altuniğne

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 42 other followers